• cep telefonlarının hepsinin farklı şarjı olması

    1.
    yıl olmuş 2012 ve hala tüm cep telefonlarının farklı farklı soketleri ve şarj cihazları var.

    oynamayın lan bizimle, hepi topu s.kindirik bir elektrik akımı ile şarj olan pil işte hepsi.

    yok ince uçlu nokia şarjı var mı, yok ayfon şarjı var mı, yok buluberi bulunur mu ?

    yapın lan hepsini aynı işte, sonuçta s.kimsonik bir pili şarj ediyoruz.
    #17357574 :)
  • zombie saldırısında sığınılması gereken ilk yer

    1.
    kesinlikle süpermarkettir. hatta imkan olursa migros'TUR. alkol de var, meze de. yoksa normal kafa ile çekilmez bu ibneler.

    not: la, eksileyen , sen git bim'e sığın, sigara da yok, ohh.
    #17320853 :)
  • kadınların işçi çizmesini moda diye giymesi

    1.
    evet arkadaşlar.
    şimdi bir şantiyeci olarak söyleyeceğim ki, bu moda ayağına bazı kadınlar lastik çizmeler giymekteler. bizim işçi arkadaşlara yağmurda, çamurda giysinler, ayakları ıslanmasın diye verdiğimiz şeyler moda olmuş. la arkadaş kürek taşımak moda olsa onu da aksesuar diye taşıyacaksınız amk.

    bu ne lan bu ne ? yakışıyor mu bunlar size ? ugg bitti bu mu başladı lanet olsun ?









    aha bu da işçi arkadaşların iş çizmeleri.

    #17320687 :)
  • yol filmlerinin keyifli olması

    1.
    sanki izleyenleri, filmde rol ve yol alıyormuşcasına hissettirdiği için, bu tarz filmlerin keyifli olması halidir. görülecek onlarca şehir, manzara ve yaşanacak bir çok olay olması halidir.

    (bkz: thelma and louise)
    (bkz: wild at heart)
    (bkz: the vanishing)
    (bkz: true romance)
    (bkz: the chase)
    (bkz: the getaway)
    (bkz: fear and loathing in las vegas)
    (bkz: y tu mama tambien)

    gibi.
    #17320387 :)
  • sohbet ortamında telefonu elinden bırakmayan insan

    1.
    her türlü arkadaş ortamında, teknolojinin ilerlemesine paralel olarak herşeyini yapılabildiği yeni nesil bilgisayar gibi olan telefonu bir türlü elinden bırakamayan, ortamın saçma sapan bir hal almasına sebep olan, niye bırakmıyorsun deyince de ben sizi bu şekilde dinliyorum zaten diyen insandır. bir bakarsın ne yaptığına, lüzumsuz bir şeyle uğraşıyordur, ya facebook'tadır, ya bir oyun oynuyordur. hadi banka ile, işle ilgili bir şeyle uğraşsa neyse.artık eski sohbetlerin de, karşılıklı gerçek oyun oynanan ortamların da, biralı patatesli eğlenceli kalabalık anların da pek bir keyfi kalmamış, sanal dünya hepimizi esir haline almıştır.

    bunu hem eleştiri olarak, hem de özeleştiri olarak tanımlıyorum, çünkü hemen hemen hepimiz aynı şeyi yapıyoruz.

    bence karşıdakilere ve ortama saygısızlık.
    #17291047 :)
  • kurucusuna bok atanların olduğu ülke

    1.
    Benim bildiğim sadece türkiye, o da içimizdeki kansızlar ve kul olmayı seven yalamalar yüzünden.
    #17239198 :)
  • sarelledeki subliminal mesaj

    1.
    çoluk çoğumuza yedirdiğimiz sarelle ürünlerindeki subliminal mesajdır.

    sar ve elle

    cık cık, nereye gidiyor bu gençlik sorarım size.

    bak bak aynı grubun yan ürününde de aynı mesaj var. tadelle.

    tad ve elle.

    olmaz böyle şey.
    #17236866 :)
  • köy tarzı hayatın kazançlı hale gelmesi

    4.
    daha kazançlı gibi görünse de zorlukları fazladır. öncelikle çok fazla iş gücü gerektirir. tarla ve hayvancılık işleri için çok erken kalkılmalı ve geç saatlere kadar çalışılmalıdır. bununla birlikte tarım için gerekli olan traktör, kimyasal gübre, fide masrafı gibi çok para gerektiren zaruri ihtiyaçlar vardır ve en önemlisi de herkesi kolaylıkla uyum sağlayamayacağı çok da hijyenik olmayan bir ortam vardır ( hayvanların köyde ortalık yere sıçması gibi, tezek kokular gibi).

    zaruri ihtiyaç olan elektrik, su için de para ödenmektedir. belki kira masrafı yoktur ama köy yerine en basitinden bir ev inşaa etmek de en az 50.000 tl dir.

    tabii artıları da vardır, odununu kendin bulursun, daha samimi bir ortamdasın, herhangi bir olayda birlik olabilen insanlarla birliktesin, daha doğal beslenirsin.

    bak bir de şöyle bir şey var, şimdi şantiye'de çalışan gurbetçi arkadaşlar var 3-4 çocuğu olan, 1500 tl maaş alıyor adam, yarısını kendine ayırıyor, diğerini gönderiyor memleketine, oradaki insanlar o 750 tl ile rahat rahat yaşıyor.

    yalnız biraz ütopik fikir gibi geliyor insanların hadi köye gidip yaşayalım düşüncesi, buna 0 dan başlamak için de en az 150-200 bin tl'ye ihtiyaç var, arsaydı, evdi, bahçeydi, ekimdi, dikimdi, hayvandı derken astarı yüzünden pahalıya gelir.
    #17236013 :)
  • mozaik pasta için büskivi kırmak

    1.
    güzel ve eğlenceli aktivite. annelerin çocuklara iteledikleri görev, sonucu muhteşem ama.
    tencerede kalan kakaolu karışımı sıyırmak ve 2-3 gün o nefis pastayı yeme şansı.
    #17231191 :)
  • açacağım başlığı sikeyim

    1.
    kendi kendine ayar vermek isteyen ruh hastasının @2 olarak kullanabileceği bir bakınız konfigürasyonu.

    dingillik mi ? evet, hatta mallık.
    #17230628 :)
  • murat 124

    41.
    restorasyonu keyif veren araba.

    çok uğraştırdı ama artık döşemelerine kadar fabrikadan çıktığı gibi.
    değerdi çünkü bu arabalar, ülkemizde bir döneme damga vurdu.

    not: aynadaki tilki kuyruğu bile tamam, bir tek arka cam önündeki örme karpuz ile kafa sallayan köpeği yok. *










    işte bu da o döneme ait reklam afişi. aynısı oldu be.

    #17226094 :)
  • 27500 tl lik vibratör

    4.
    Altın ama düğünde geline takmak abes kaçar.
    #17224093 :)
  • hız kesme tümseklerinin az gelişmişlik olması

    1.
    kurallara ve şehir içi hız limitlerine uymayan sürücüleri engellemek maksadıyla, şehrin muhtelif caddelerine enine konulan ve modern ülkelerde çok nadir görülebilen duvar gibi hız kesme tümseklerinin az gelişmişlik göstergesi olmasıdır.

    kural basittir, şehir içinde belirli bir hız limiti vardır, ona uyulduğu takdirde önüne ne çıkarsa çıksın rahatlıkla frenle durulabilir. ama bu kural tanımaz ve hayvanca araba kullanan bazı şoförler yüzünden bu saçma tümsekler yapılmakta ve geri kalmışlık abidesi olarak caddelerimizde, sokaklarımızda sırıtmaktadır.
    #17200584 :)
  • seçilen filmi arkadaşın beğenmeme eşiği

    1.
    topluca film seyretmek gayesi ile biraraya gelinen ortamda (sigara,kola bira gırla, ekran desen büyük) bu işlerden anlayan arkadaşın seçtiği filmi izlerken oluşan, diğer insanlardaki beklentilerin boşa çıkması ile ortamı gerginleştiren, bu ne biçim film lan demeye kadar giden eşiktir.

    aga, 4-5 kişi toplanırsın, kadınlardan biri der ki hem komik olsun hem de romantik olsun, bu film şahane, seyretmeyen ölsün tarzındaki yaklaşımlarına istinaden hugh grant ya da natalie portman'ın sikko bir filmi seçilir. tabii filmin sikko olduğu seyredilene kadar belirgin değildir.

    erkekler uyumaya başlar, kadınların romantizmden gözü döner, kola biter, sigaradan ortam duman olur, film izleme işkenceye dönüşür, boşa giden 2 saate yanılır.

    tabii bunun yanında arkadaşların eşik kriterleri de beğenilmeme konusunda büyük rol oynar.
    şöyle sorulara maruz kalınabilir.

    film blue-ray mi ?
    altyazı uyumlu mu ?
    bu film kaç yapımı ?
    sinema çekimi mi ?
    3d mi ?
    yönetmen fransız mı ?
    konu ne ?
    imdb notu kaç ?
    pikseli düzgün mü ?
    sözlükte ne yazmışlar bunun hakkında ?
    yönetmeni kim ?
    gişe ne yapmış ?
    sanat filmi ise hiç başlamasak mı ?
    komik mi ?
    sen izledin mi ?

    yeter amk yeter, bir film izleme seansı anca böyle bok edilebilir işte. birlikte filmi izlemeyi düşündüğün arkadaşa önce bir 3 idiots izleteceksin, efendim oradaki dostluk, dayanışma temalarına karşı aynı hassasiyeti gösteriyorsa bununla film izlenir arkadaş.

    filmi geç birader, arkadaşı iyi seçmek çok önemli. sanki ben çektim amına kodumun filmini ?

    eşiğine kurban.
    #17189016 :)
  • belgesellerin depresyona sürüklemesi

    1.
    2 gündür iz tv izleyen bünyede yaratabileceği etkidir. lan seyrediyorum, paranın a.ına koymuş 15-20 lavuk, çıkmışlar trenle afrika seyahatine, tanzanya'dan cape town'a gidiyorlar pride of africa denen bir tren ile. treni görseniz bok yemiş airbus a380 uçağı yanında, viktoryan tarzı şaşalı lüks içerisinde afrikalı aç seyrettirme taşıtı.orient express'in yandan yemişi, burjavizinin gelebileceği son nokta. peki bunlar ne yapıyorlar ? o ihtişam içerisinde, afrika'daki sefaleti, köyleri, savanları, şelaleleri geziyorlar. biri de demiyor ki ağa biz ne yapıyoruz ? mantarlı filaminyon ya da portakallı ördek yerken bu neyin keşfi ? yalandan yere üzülmeler, sefalet içerisinde köylülere vah vah sesleri arasında izole edilmiş bir akvaryumdan bakış açısı.

    bunaldım, sıkıldım, uyanmak bile istemedim bugün.
    #17187204 :)
  • tersten okunuşu aynı olan kelimeler

    1.
    tersten okunuşu da aynı olan kelimelerdir.

    1-yay
    2-kazak
    3-küçük
    4-kabak
    5-kavak
    6-kepek
    7-makam
    8-sos
    9-pop
    10-tat
    11-kek
    12-ses
    13-sus
    14-mum
    15-iyi
    16-ata
    17-ama
    18-aza
    19-yatay
    20-kapak
    21-kayak
    22-kaçak
    23-madam
    24-iki
    25-nazan
    26-kelek
    27-ada
    28-ege
    29-efe
    30-kök
    31-aya
    32-tut
    33-ece
    34-ala
    35-nalan
    36-ana
    #17180665 :)
  • sözlük yazarlarının itirafları

    64932.
    bugün demre'de otostop çeken iki öğrenciyi arabama aldım. aklıma, öğrencilik günlerimde ytü önünden karşıya geçmek için çektiğim otostoplar geldi. biri bingöl'lü diğeri de muş'luymuş. akdeniz üniveristesi alanya işletme fakültesinde okuyorlarmış. öylesine zevk alıyorlardı ki yaptıklarından. hafta sonu için sahilleri gezmeye çıkmışlar, olympos'ta kalmışlar ilk gece, ikinci gün de demre'ye kadar gelebilmişler. ikisinin de gözlerinin içi gülüyordu. sigaraları yoktu, sigara verdim. öğleden sonra alanya'da arkadaşları ile piknikleri varmış, ona yetişmeye çalışıyorlardı. güzeldi sohbet. teşekkür ediyorum o gözleri sürekli gülen 2 güzel insana ve bana verdikleri pozitif enerjiye.
    #17180479 :)
  • televizyon bilgisayar yokken insanlar ne yapıyordu

    7.
    wikipedia yoktu, anna britannica ve meydan laurosse vardı.
    tv yoktu, radyo vardı.
    facebook yoktu, fotoğraf albümleri vardı.
    twitter yoktu, ev telefonundan birbirleri ile görüşüyorlardı.
    bayram mesajı, düğün davetiyesi, posta kartı mail ile gönderilmiyordu.
    televizyon olmadığı için regülatör de yoktu.
    bilgisayar oyunu yoktu, tombala, iskambil, okey oynanıyordu.
    mp3 indirme yoktu, plaktan kasete doldurma vardı.
    maçlar için link istenmiyordu, çünkü yayınlayacak bir şey yoktu, zaten sözlük te yoktu.
    satılacak olan şeyler gazete ilanı ile satılıyordu.
    iddaa, bilyoner yoktu, spor toto vardı.
    film indirme diye birşey zaten yoktu, gider paşa paşa sinemada film seyredilirdi.
    #17180010 :)
  • trollerin düşüncelere zarar verdiği gerçeği

    1.
    savunduğu fikrin tam aksini düşünse de, sırf ilgi çekmek ya da laf geçirme olsun diye kabul etmediği düşünceleri girmek suretiyle ironi yaptığını düşünen trollerin, bu fikirleri okuyup etkileneceğini düşünmediği genç insanlara ne kadar etki ettiğini kavramadan verdiği zararın gerçekliliğidir.
    #17176593 :)
  • hakiki koç un hakiki olmaması

    1.
    evet arkadaşlar, bir tespitte daha beraberiz. kısa olacak yalnız bu.
    bakıyoruz hakiki koç otobüs firmasına, kuruluş tarihi 1963

    --hakiki--
    Karayolu ile yolcu taşımacılığı sektörüne 1963 yılında Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Niyazoğlu önderliğinde izmir'de başlamıştır.
    --koç--

    not: yalanın sokuyumcuları için bilgi kaynağı linki
    http://tr.wikipedia.org/wiki/Hakiki_Ko%C3%A7

    ya kamil koç öyle mi peki? kuruluş tarihi : 1926

    --kamil--
    Kâmil Koç Otobüsleri Anonim Şirketi, 1923'te yük taşımacılığına başlayan Kâmil Koç tarafından, şehirlerarası yolcu taşımacılığı alanında hizmet vermek üzere 1926'da Bursa'da kurulan otobüs şirketidir.
    --koç--

    http://tr.wikipedia.org/w..._Otob%C3%BCsleri_A.%C5%9E .

    bu bilgiler ışığında diyeiliriz ki hakiki koç, hakiki olan değildir. hakikisi kamil koç
    tur.

    not: yanında gelmeyen var mı ?
    #17176126 :)
  • yeni şeyler getiriyorum